Blog

Dekorasyonun kilit noktası: Aydınlatma

BLOG

Dekorasyonun kilit noktası: Aydınlatma

Bazı mekanlar vardır. İçeri girer girmez kendinizi boğuluyormuş gibi hissedersiniz; mekandaki her şey üstünüze üstünüze gelir. Mobilyadan aksesuara dekorasyonda hemen her şey yerli yerindedir ancak sanki bi’yerde bir yanlışlık var gibidir. İşte ruhumuzu daraltan o şey yanlış aydınlatma!

Yaşam alanınızı ne kadar iyi tasarlarsanız tasarlayın eğer aydınlatmayı doğru yapamadıysanız ortaya “göz kanatan” bir tablo çıkar. Küçük ama kilit bir ayrıntı olan aydınlatma yaşam alanlarına boyut, nitelik ve ruh kazandırmanın en önemli yoludur.

Aydınlatma derken sadece yapay olanlardan bahsetmiyorum; doğal ışığı doğru ve verimli kullanmak da aydınlatmanın önemli bir parçası. Zemin ve duvar renginden pencerelerin ve mobilyaların konumuna dekorasyondaki her öge ışığın yansımasını ve yayılmasını desteklemeli, mekana estetik ve konfor katmalı. Yapay ışıklandırma ise destekleyici nitelikteki ikinci adım. Bunun oldukça basit iki nedeni var: Doğal ışık hem gözü yormuyor hem de tahmin edeceğiniz üzere bütçe dostu. Bu nedenle evimizin aydınlatma planını yaparken öncelikle odalardaki pencere sayısını ve yönünü, hangi odanın nasıl ve hangi yönden ışık aldığını saptamamız gerekiyor. Bu noktada isterseniz elinize bir kağıt-kalem alıp evinizin basit bir krokisini çıkarabilirsiniz. Sonrasında hangi odada ne tip aydınlatma elemanları kullanmamız gerektiğini kolaylıkla belirleyebileceğiz. Bu belirlemeyi yaparken önceliğin estetik değil konfor olduğunu unutmamalıyız. Zira mekanlardaki özel noktaları vurgulamanın haricinde, ışıklandırmayı temelde hayatımızı kolaylaştırmak için kullanıyoruz.

Mutfak ve oturma odası gibi çokça vakit geçirilen noktalarda göz yormayan beyaz ışık en doğrusu. Yatak odası, balkon, teras ve kış bahçesi gibi alanlarda ise daha sıcak bir atmosfer yaratan sarı ışıktan faydalanabilirsiniz. Aydınlatmada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise ışığın yoğunluğu ve nasıl yayıldığı. Geniş bir salona zayıf, küçük bir hole ise güçlü bir aydınlatma kullanmak, istediğiniz ambiyansı yaratmanızı engellemekle kalmaz; gözleri rahatsız eder ve mekanın estetiğini bozar. Bu nedenle aydınlatma elemanlarını seçerken doğal ışık kaynaklarına ve mekanın büyüklüğüne göre hareket etmek en doğrusu.

Geniş alanlarda tavan aydınlatması kullanmanızı öneririm. Böylece ışığın tüm alana eşit bir şekilde yayılmasını sağlayabilirsiniz. Sanat eseri, özel tasarım parçalar ve mekana özel mimari ögeler gibi vurgulamak istediğiniz noktalarda ise spot aydınlatmalar kullanabilir; yoğun aydınlatma gerektirmeyen hol, koridor, merdiven gibi küçük geçiş alanlarında gizli spot veya şerit LED’lerle oldukça şık ve amaca uygun bir aydınlatma elde edebilirsiniz. Özellikle koridor, merdiven gibi her daim kullanılan ve karanlıkta yönlendirmeye ihtiyaç duyulan alanlarda şerit LED’ler hayat kurtaran bir etkinliğe sahip. Salon veya çalışma odalarımızdaki okuma köşemizin vazgeçilmezi ise elbette binbir çeşit tasarımlarıyla lambaderler.

  1. yüzyılın gelişkin teknolojisi bu yüzyıla “aydınlanma çağı” diyebileceğimiz kadar çok ürün ve kullanım özelliği sunuyor bizlere. Mermer, cam ve metali şekillendirme özgürlüğü, çip teknolojisiyle birleşerek sanat eseri niteliğinde aydınlatmalar tasarlanmasını sağlıyor. Heykelsi aydınlatmalar, levha şeklinde ışık kaynakları, esnek ışık şeritleri ve OLED ekranlar hayatımıza ışığın yanı sıra seyrine doyum olmayan incelikli bir estetik de katıyor.

Son Görüntülediğiniz Ürünler

Öne Çıkan Ürünler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir